The Reader 8/10
Nine 7/10
Duplex 7/10
The Talented Mr.Ripley 8.5/10
Million Dolar Baby 8/10
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Nisan 2010 Pazar
6 Şubat 2010 Cumartesi
Bu aralar neler seyrettim?
Soul Kitchen (8.5/10)
The Bucket List (8.5/10)The French Connection (8/10)
Incorrigible (Uslanmayan adam) (7.5/10)
The Taking of Pelham 1 2 3 (7/10)
15 Ocak 2010 Cuma
Bu aralar neler seyrettim?
Yeni beşli listem hazır;
The Painted Veil (8/10)
Green Street Hooligans (7/10)
Syriana (7/10)
Burn after reading (7.5/10)
Yahşi Batı (7/10)
Green Street Hooligans'ın daha iyi bir film olmasını bekliyordum, holigan filmi daha güzel ve temalı çekilebilirdi. 23 yıldır İngilizce ile haşır neşirim, hergün İngilizlerle konuşurum, filmdeki holiganların aksanı gibi bir aksan yada telafuz duymadım, altyazı olmasa birşey anlamayacaktım.
The Painted Veil (8/10)
Green Street Hooligans (7/10)
Syriana (7/10)
Burn after reading (7.5/10)
Yahşi Batı (7/10)
Green Street Hooligans'ın daha iyi bir film olmasını bekliyordum, holigan filmi daha güzel ve temalı çekilebilirdi. 23 yıldır İngilizce ile haşır neşirim, hergün İngilizlerle konuşurum, filmdeki holiganların aksanı gibi bir aksan yada telafuz duymadım, altyazı olmasa birşey anlamayacaktım.
25 Kasım 2009 Çarşamba
Bu aralar neler seyrettim?
31 Mart 2009 Salı
Bu aralar neler seyrettim?
Bu aralar izlediğim filmler ve on üzerinden puanlama...
* Driving Miss Daisy (7.5/10)
* Shawshank Redemption (8.5/10)
* Inside Man (8/10)
* The Untouchables (7/10)

17 Mart 2009 Salı
En İyi On Aşk Temalı Film
Konu aşk olunca daha önce beşli yaptığım listedeki film sayısını ona çıkardım. Ayrıca Ortaç itiraz etmeden hemen belirteyim; liste son yılların en iyi aşk temalı filmlerini kapsıyor, Gonna With The Wind, Love Story, Casablanca ve My Fair Lady gibi bu türün efsane filmlerini kapsamıyor. Onlar için ayrı liste lazım. İşte benim listem:Ghost
Pretty Woman
Titanic
The Bodyguard
Grease
Frankie & Johnny
When Harry Met Sally
English Patient
Sheakespear In Love
Notting Hill
15 Mart 2009 Pazar
The Bourne Idenity - Ultimatum
İlk iki filmini çok beğendiğim Jason Bourne'un (Alper Bekler'in kulakları çınlasın) üçüncü ve son filmini iki sene gecikmeyle dün gece seyredebildim. Jason yine oradan oraya koşturdu, bize Avrupa turu yaptırdı, yetmezmiş gibi bir de Fas'ı ziyaret ettik. Fas'taki kovalama sahneleri mükemmeldi. Filmin sonunun daha ilginç olmasını bekliyordum ama yine de tatmin oldum. Arka planda çalan Moby'nin Extreme Ways soundtrack'ini çok beğendim, bu sabah video klibini seyrettim. Video klip olayından pek hoşlanmayan biri olmama rağmen bu klibi çok beğendim.
Yapımcılar böylece Bourne Identity serisini tam tadında bitirmiş oldular. Ama ABD'de film endüstrisinin ne yapacağı belli olmaz, ileride çoluk çocuğa karışmış çiftliğinde huzurlu bir hayat süren Jason'ı özel bir göreve çağırırlarsa şaşırmayalım. Çağırsalar dördüncü film güzel olur mu? Yok yok tadında kalsın, Jason bizim için efsane karakterlerden biri olarak kalsın..
10 Mart 2009 Salı
U-turn
Sean Penn, Jennifer Lopez, Nick Nolte bir arada. Kadro sağlam olunca düşünmeden izledik. Sean Penn'i beğenirim, özellikle Carlito's Way filminde süper rol keser. Bu filmde bence zirve yapıyor. Jennifer Lopez'in daha bıyıkları terlememiş (!) halini izlemek istiyorsanız kaçırmayın, J.Lopez'in bu kadar 'virgin' bir halini bir daha göremezsiniz. Filmde bir de tamirci karakteri varki bu ilginç filmin asıl kült karakteri kendisi. Sonu sevdiğim sonlardan.Filmi tavsiye ederim, vakit bulunca seyredin derim.
23 Aralık 2008 Salı
Field of dreams ve ben
Ne zaman konu babamdan açılsa konuşmak istemem. Onunla geçirdiğimiz günleri anmaktan pek hoşlanmadığımı sezeli çok oldu. Benimle aynı durumda olan bir arkadaşım çok güzel özetlemişti durumu: Ölenin arkasından duyulan kızgınlık bu demişti. Oysaki sadece ben yaşıyorum sanıyordum yıllardır. Ne kadar özlesen de anlam veremediğin değişik bir psikoloji bu.
Dün akşam Kevin Costner'in oynadığı Field of Dream seyrettim. Film sanki benim gibi düşünenler için çekilmiş bir film. Benzer sesleri ben de duysam, onu mutlu etmek için acaba ben de mısır tarlamı beyzbol sahasına çevirir ve binlerce mil yol yapıp gerekli kişileri bulur muyum...Kuşkusuz...Elbette...
22 Aralık 2008 Pazartesi
Body of Lies - Mark Strong

Konu güzel görünüyordu, oynayanlar R.Crowe ve L.DiCaprio olunca düşünmeden gittik filme. Baştan sıkıcıydı ama sonradan sıkılaştı film. Sonu ise bitmesini istediğim tarzda olunca filmi beğendim.
Ama asıl Mark Strong'u ve onun oynadığı Hani karakterini sevdik. Bir ara Andy Garcia ile akrabalığı var mı diye düşündük. Karizma süperdi...
7 Aralık 2008 Pazar
En İyi Beş Uzakdoğu Filmi
Bu ülkenin yetiştirdiği en iyi mühendislerden biri olan eski çalışma arkadaşım Salih Çalışkan'ın bloga katkısı olan En İyi Beş Uzakdoğu Filmi listesi aşağıdadır. Salih arkadaşımız Japonca bilir, Manga hastasıdır, Uzakdoğuyla haşır neşirdir. Dolayısıyla listesinin özel bir liste olduğunu düşünüyorum.
1- Grave of the Fireflies (Hotaru no haka) - Japonya
2- Dolls - Japonya
3- Oldboy - Güney Kore
4- Battle Royale (Batoru rowaiaru) - Japonya
5- Hero (Ying xiong) - Çin
1- Grave of the Fireflies (Hotaru no haka) - Japonya
2- Dolls - Japonya
3- Oldboy - Güney Kore
4- Battle Royale (Batoru rowaiaru) - Japonya
5- Hero (Ying xiong) - Çin
Wag the Dog
Uzun süredir arşivimde yer alan bir filmdi, kaç yılında çekildiğini bilmiyordum. Bütün dünyanın (kendi vatandaşlarının çoğunluğunun da) sıkıldığı nefret ettiği ABD sistemine dokunduran hoş bir film. Ama ilginç olan filmin Truman Show ve 11 Eylül saldırılarından önce çekilmiş olması (1997). Neden ilginç? Filmde birkaç dakika Truman Show'u görüyorsunuz, tamamında ve anafikrinde ise ABD ve 11 Eylül'e karşı üretilen komplo teorilerinin desteğini görüyorsunuz.Bu arada filmde Anne Heche çok güzel bir artist olmasa da bana çok hoş göründü, uçakta ayakkabılarını çıkarıp bilgisayarıyla çalıştığı sahne çok fenaydı. Unutulmaz bir snapshot olarak hafızama kaydettim.
3 Kasım 2008 Pazartesi
En iyi beş Bruce Willis filmi
Fenerbahçe'nin kederini diğer zevklerimle uğraşarak hafifletmeye çalışıyorum. En iyi beş film listesine çok ara verdim. Aklıma Bruca Willis geldi. ABD'deki demokratlar Bruce Willis'ten pek hoşlanmıyorlar, hatta bir ABD'li arkadaşım Bruce Willis'in çok kolpa bir adam olduğunu anlatmıştı. Ben filmlerini ve rol kesmesini seviyorum. Mavi Ay dizisiyle tanıştığımız abimizin bence en iyi beş filmi aşağıdaki gibi.
Die Hard serisi
Pulp Fiction
The Jackal - kariyerindeki tek kötü adam rolünü bu filmde oynamış
The Sixth Sense
The Fifth Element
Haftada bir film prensibim doğrultusunda bu akşam Sleepers'ı seyredeceğim. Sleepers'ın kelime anlamı nedir? Benim İngilizce bilgime göre 'bir yerde yatılı kalan kişilere verilen isim yani bizdeki bir nevi çocuk esirgeme kurumunda yada yatılı okulda kalanlara verilen genel ad'. Ortega bana yardımcı olur belki.
Die Hard serisiPulp Fiction
The Jackal - kariyerindeki tek kötü adam rolünü bu filmde oynamış
The Sixth Sense
The Fifth Element
Haftada bir film prensibim doğrultusunda bu akşam Sleepers'ı seyredeceğim. Sleepers'ın kelime anlamı nedir? Benim İngilizce bilgime göre 'bir yerde yatılı kalan kişilere verilen isim yani bizdeki bir nevi çocuk esirgeme kurumunda yada yatılı okulda kalanlara verilen genel ad'. Ortega bana yardımcı olur belki.
9 Ekim 2008 Perşembe
Witness-Amish-Mormon-Utah-Sam Cooke
Başlık çok karışık oldu, hangisini yazayım derken enterasan birşey yapayım bepsini birden yazayım dedim. Yazı da karışık olacak. Son zamanlarda spor nedeniyle eve hep geç geliyorum, sosyal hayata az zaman kalıyor, hatta blog'a da eskisi gibi giriş yapamıyorum. Uzun süredir film izleyemiyordum. Grip beni hafif sallayınca dün eve erken gittim, stokta bekleyen filmlerden Witness'ı izledim. İlginç bir film olmasını bekliyordum, gayet sıradan bir film. Neden listeye almışım önce hatırlamadım, Harrison Ford popüler aktörüm değildir, film başlayınca hemen hatırladım. Filmde ABD'de yaşıyan Amish'lerden bahsediliyor hatta filmin büyük bölümü Amish kasabasında geçiyor.Amish'lerden ilk defa Mormon'ların yaşadığı Utah eyaletinin Salt Lake City şehrine gittiğimde haberdar olmuştum. Mormon'ları az çok duymuştum. Eğitime gittiğim firmada burada mormonlar nerede yaşar ne yaparlar diye bir soru sorma gafletine düşmüştüm. Jamie açık ofisteki tüm çalışanları göstererek 'işte burada, firmanın %80'i mormon' demişti. 'Nasıl yaşadıklarını görmek istiyorsan da akşam bize yemeğe gel' deyip gülmüştü. Utanmıştım aslında, ayıp mı oldu diye düşünmüştüm. Ama adamlar bu muhabbete alışık olduklarından normal karşılamışlardı. Bilinen katı mormonların artık sadece kırsal kesimde yaşadığını ve sayılarının çok azaldığından bahsetmişti. Şehirde yaşayan mormonların ise hala birçok kuralı takip ettiklerini ama şehir hayatına adapte olduklarını anlatmıştı. Utah tuhaf sıkıcı bir yer olduğundan umarım bir daha yolum düşmez demiştim, 2001'den sonra 2005'te yine bir kongre için zorunlu olarak gitmiştim, büyük konuşmamak lazım.
Neyse sıkıcı Utah'tan Amish'lere ve filme geçmek gerekirse film Pennsylvania eyaletinde geçiyor, sanki Amish'lerin reklamı için çekilmiş gibi. Yönetmen Peter Weir yada Harrison Ford Amish mi acaba? Basit bir hikaye, pek başarılı olmayan bir çekim ve beklenen son. Amish bir çocuk polis teşkilatı içindeki bir kirli oyunun neden olduğu cinayete tuvalette şahitlik eder, olayı soruşturan Harrison Ford her filminde olduğu gibi çocuk ve dul annesiyle koşturur kaçar durur. Arada aşk meşk işleri de cilası. Harrison Ford bence günün birinde birinden fena bir ah almış, adamın oturduğu bir filmini ben izlemedim daha. Hep kaçar, hep koşturur, suratımda Guiza ifadesi vardır, bazen sert bazen çaresiz bakar ama McGyver gibi donunun lastiğinden sapan yapıp sonunda hep başarır. İlginç bir şekilde bu filmde şarkı söylediğini ve dans ettiğini gördüm (belki başka filmlerinde vardır, eğer varsa Ortaç birader edit eder). Sam Cooke'un Wondeful World şarkısını (bknz aşağıda) çok güzel söylüyor ve hatun kişiyle dans ediyor. Bu filmi bu sahneyle hatırlayacağım.
Amish'lerden biraz bahsedecek olursam; Pennsylvania ve çevresinde yaşayan, Orta Avrupa'dan göç eden, basit ve teknoloji kullanmadan yaşayan, dindar Protestan bir topluluk. Araba, TV ve benzeri şeyler yoktur hayatlarında. Bizim deyimizle dışarıya kız vermezler-kız almazlar. Ama en ilginç yanları hala 18.yy yaşamını sürdürmeleri. Kasımda Pennsylvania'ya gidiyorum, bakalım Amish görebilecek miyim?
Wonderful World de yer alsın bu potpurimde. Şarkıda birçok şeyden anlamadığını söyleyen (tarih, coğrafya vb sıralayan) Sam Cooke son nakaratta aşağıdaki cümleleri söyler.
But I do know that I love you
And I know that if you love me too
What a wonderful world this would be
13 Eylül 2008 Cumartesi
En İyi Beş Tom Hanks Filmi
16 Ağustos 2008 Cumartesi
En İyi Beş Tom Cruise Filmi
Uzun süredir En İyi Beş Film Listesi yapmıyordum. Bu sabah Hakan'la beraber bir liste hazırladık. Tom Cruise'un bu kadar popüler filmde oynayıp Oscar kazanamaması çok ilginç.1. Jerry Maguire
2. The Last Samurai
3. Top Gun
4. Vanillia Sky
5. Born on the Fourth of July
The Color of Money (bu filmde bence asıl rolü kesen Paul Newman), Rain Man (burada da Dustin Hoffman), A Few Good Men (malesef bu filmde de Jack Nicholson'ın gölgesinde kalıyor), The Firm, Mission Impossible, Eyes Wide Shut, Magnolia, War of the Worlds, Minority Report gibi sevdiğimiz filmleri liste dışında kaldı.
22 Temmuz 2008 Salı
En İyi Beş Dustin Hoffman Filmi
5 Temmuz 2008 Cumartesi
En İyi Beş Julia Roberts Filmi
Uzun süredir listeye ara vermiştim, Pretty Woman'dan sonra inişli çıkışlı bir grafik sergileyen Julia Roberts ile devam ediyorum.
1. Pretty Woman2. Notting Hill
3. My Best Friend's Wedding
4. Conspiracy Theory
5. Eric Brockovich
10 Haziran 2008 Salı
En İyi Beş Edward Norton Filmi
16 Mayıs 2008 Cuma
En İyi Beş Meryl Streep filmi
Blog'a katkı M.Ortaç'tan, hayranı olduğu Meryl Streep'in en iyi beş filmi....
1. Sophie's Choice (açık ara)
2. Out of Africa
3. Kramer vs. Kramer
4. Adaptation
5. The House of the Spirits
Değerli dostum "The Hours" filmini liste dışı bırakmış, bu güzel filmde Nicole Kidman daha öne çıkmış olsa bile M.Streep yine döktürmüştür. Dolayısıyla Adaptation yerine The Hours da listeye girebilirdi. Ama Ortaç kardeşimize film, müzik, vs bir sürü konuda saygımız sonsuzdur, orijinal listesini değiştirmedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






